5 Mart 2008 Çarşamba

10 Adımda Sağlıklı Hamilelik

Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren kendinize hem fiziksel hem de duygusal olarak daha çok dikkat etmeniz gerekiyor. Sizin için önerdiğimiz birkaç basit adımı takip ederek sorunsuz bir hamilelik geçirip, sağlıklı bir şekilde bebeğinize kavuşma şansınızı arttırabilirsiniz.

1. Prenatal Bakımınızı Erkenden Yaptırın

Doğum öncesi iyi bir bakım hem sizin için hem de bebeğiniz için çok gereklidir. İlk doğum öncesi muayenenizde ilerde sorun olabilecek her tür durum gözden geçirilecektir, unutmayın. Bu arada eğer düzenli ilaç kullanıyorsanız ya da sağlık problemleri yaşıyorsanız, doktorunuza hamile olduğunuzu mutlaka söyleyin.

2. Yediklerinize Dikkat Edin

Bundan sonra iki kişilik yediğinizi göz önüne alarak, daha fazla protein, vitamin ve folik asit, demir ve kalsiyum gibi minerallere ihtiyaç duyacağınızı bilmelisiniz. Buna karşılık günde normalden sadece 300 kalori fazlasına ihtiyaç duyduğunuzu bilmek şaşırtıcı olabilir.

Az pişmiş yumurta, pastörize olmayan süt ve süt ürünleri, meyve suları, çiğ deniz ürünleri ve soğuk şarküteri ürünlerinden sakınmalısınız. Ayrıca yüksek oranda cıva ya da kirli maddeler içeren balık türlerini tüketmekten de kaçınmalısınız.

3. Prenatal Vitaminler Alın

Prenatal takviyelerin çoğu normal vitaminlerden daha fazla folik asit ve demir içerir. Hamilelik öncesinde ve süresince yeterli miktarda folik asit almanız çok önemlidir. Folik asit; bebeğinizin sinirsel gelişiminde görülebilecek ve doğumda oluşabilecek sorunların gerçekleşme riskini oldukça azaltır.

İdeal olarak, hamile kalmadan bir ay önce günde 400 mikrogram folik asit almaya başlamalısınız. Ayrıca yeteri kadar demir aldığınızdan da emin olmalısınız. Hamilelik süresince, özellikle ikinci ve üçüncü 3 aylık dönemde, demir ihtiyacınız artacaktır.

Ancak her zaman fazlasını almak iyi değildir. Bazı vitaminlerin fazlası zararlı olabilir. Bu nedenle doktorunuzun onayını almadan çok fazla vitamin ya da doğal da olsa takviye almamalısınız.

4. Düzenli Olarak Egzersiz Yapın

İyi bir egzersiz programı hamileliğiniz süresince ihtiyaç duyacağınız gücü sağlayacak, acı ve ağrılarınızı azaltacak ve bacaklarınızdaki dolaşımı hızlandırarak hamilelik süresince yaşayacağınız fiziksel sıkıntıları azaltır. Ayrıca doğumdan sonra formunuza dönmenizi kolaylaştıracaktır.

Dahası egzersiz stresi azaltmak için da iyi bir yöntemdir. Araştırmalara göre aktif olmak ruh halinize bağlı olarak beyindeki serotonin seviyesini yükseltir.

Ancak yine de çok ağır bir programdan, fazla terlemekten ve susuz kalmaktan kaçınmalısınız. Ayrıca hamilelik süresince çok sıcak banyodan ve saunadan uzak durmalısınız.

5. Alkole Hayır Deyin

Hamileyken alkol almayın. Kan akışınızla plasentadan geçerek bebeğe ulaşan alkol, sizin kanınızda olduğunda çok daha yüksek oranda bebeğinizin kanında bulunacaktır. Ne kadar küçük olsa da bir bardak içki, düşük kilolu bir bebeğiniz olma riskini, ya da doğumdan sonra çocuğunuzun öğrenme ve konuşma zorlukları çeken, dikkat dağılması ve hiperaktiflik gibi sorunlar yaşama riskini arttırmaktadır.

Günde iki bardaktan fazla alkol tüketen hamile kadınların bebeklerinin fetal alkol sendromu ile doğma ihtimalleri yüksektir. Bu durumda doğan çocuklar zihinsel ve gelişimsel gerilikle doğabilirler, davranış sorunları ve kalp sorunları ile doğabilirler.

Ayrıca alkol tüketimi, düşük riskine ve ölü doğumlara neden olabilir. Bu yüzden alkol tüketmekten kesinlikle kaçınmalı ve alkolsüz içecekleri tercih etmelisiniz. Eğer bu sorunla başa çıkamıyorsanız doktorunuzu durumdan haberdar etmeli ve yardım almalısınız.

6. Sigarayı Bırakın

Sigara içmek de alkol ve uyuşturucu kullanımında karşılaşılan sorunlara neden olabilmektedir. Bazı araştırmalar göstermektedir ki sigara içmek bebeğinizin yarık dudak ya da damaklı doğma riskini arttırmaktadır.

Hala ikna olmadıysanız, hamilelik süresince sigara içmek, ölü doğumlara ya da doğumdan hemen sonra ölümlere neden olabilmektedir. Sigarayı bırakmak için geç kalmadınız. İçmediğiniz her sigarayla bebeğinize daha sağlıklı olması için yardımcı olmuş oluyorsunuz. Eğer kendi başınıza bırakamıyorsanız, doktorunuzdan yardım almaktan çekinmeyin. Sigara içmiyorsanız bile, sigara içilen ortamlardan uzak durmalısınız.

7. Kafein Tüketiminizi Azaltın

Çoğu uzman günde bir iki fincan kahvenin bebeğinize zarar vermeyeceği konusunda hemfikir. Ancak yine de yüksek miktarda kafein tüketimi bebeğiniz için tehlike oluşturabilir. Fazla miktarda kafein tüketmek bebeğinizin düşük kilolu doğmasına sebep olabilir.

Dahası, kafein vitamin içermediği gibi vücudunuzdaki kalsiyum miktarında da azalmaya neden olabilir. Ayrıca kafeinin bir uyarıcı olduğu göz önüne alınırsa, geceleri iyi bir uyku uyumanıza engel olabilir, baş ağrısına ve mide yanmasına neden olabilir.

Bu sebeplerle kafein tüketiminizi azaltmanız ya da kafeinsiz çay ve kahve tüketmeniz daha sağlıklı olacaktır. Ancak kafeinsiz kahvede ve sodalarda bile bir miktar kafein olabileceğini unutmamalısınız.

8. Çevrenizdeki Tehlikelere Dikkat Edin

Bazı meslekle sizin ve karnınızda gelişmekte olan bebeğiniz için zararlı olabilir. Eğer rutin bir şekilde kimyasallara, cıva ya da kurşun gibi ağır metallere, bazı biyolojik testlere ya da radyasyona maruz kalıyorsanız, en kısa zamanda bu durumu değiştirmelisiniz.

Ayrıca bazı temizlik malzemeleri, tarım ilaçları, çözücüler ve eski borularla gelen suda bulunan kurşun gibi maddeler de sizin için zararlıdır. Doktorunuzla günlük yaşamınız ve yaptığınız işler hakkında konuşmalı ve işinizde ya da evinizde tehlike oluşturan durumlardan sakınmalısınız.

9. Dişlerinizi İhmal Etmeyin

Ağız sağlığınızla ilgili ayrıntıları unutmamalısınız: diş fırçalamak, diş ipi kullanmak ve düzenli diş hekimi kontrolü. Hamilelik süresince yaşayacağınız hormonsal değişiklikler sebebiyle dişeti hastalıklarına karşı duyarlı olabilirsiniz. Yükselen progesteron ve östrojen hormonları diş etlerinizde plaklarda görülen bakterilere karşı sizi hassaslaştırır ve bunun sonucunda diş etlerinizde şişme, kanama ve hassaslık hissedebilirsiniz.

Araştırmalara göre, diş eti iltihapları ya da bakteriyel enfeksiyonlar prematüre ya da düşük kilolu doğumlara neden olabilmektedir. İyi haberse doğru şekilde tedavi edildiğinde bu tür sorunlarla karşılaşma riski oldukça düşüktür. Bu nedenle eğer son altı ay içinde diş doktorunuza görünmediyseniz, şimdi check-up' tan geçmenin tam sırası.

10. Duygusal Sağlığınıza da Özen Gösterin

Pek çok kadın hamilelikleri sırasında duygusal iniş çıkışlar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Ancak, eğer bu değişimlerle çok sık karşılaşıyorsanız, bir depresyon geçiriyor olabilirsiniz. Eğer iki haftadan uzun süredir keyifsiz hissediyorsanız ve hiçbir şey sizi mutlu etmiyorsa, ya da sürekli gergin hissediyorsanız, bu duygularınızı doktorunuzla paylaşmalı ve profesyonel destek almalısınız.

Hiç yorum yok: